Taşlıcalı Yahya ve Şehzade Mustafa mersiyesi

Taşlıcalı Yahya Efendi, XVI.yy Osmanlı şiirinin önde gelen temsilcilerinden olup divan ve hamse sahibi, mesnevi sanatkarı birinci sınıf bir şairdir. Fuzûlî’den sonra yüzyılın en üstün mesnevi sanatkarı sayılır. Dîvân’ında ve Hamse’sinin çeşitli yerlerinde Arnavutluk asıllı olmasından dolayı “sengistandan, taşlı yerden, taşlıktan” koptuğunu söyler. Muallim Naci’nin Esâmî’sinden sonra bu güne kadar “Taşlıcalı” diye anılmıştır. Arnavutluk’un ünlü Dukakin ailesine mensuptur. Milliyeti ile her zaman övündüğü halde İslam mücahiti Osmanlı Gazisi kimliğini daima korumuş, şiirlerinde övünçle dile getirmiştir. Yahya Bey devşirme olarak alınıp Acemi Oğlanlar Ocağı’na getirildi. Divanından ve Yavuz Sultan Selim’e takdim ettiği bir kasidesinden onun Çaldıran ve Mısır seferlerine katıldığı anlaşılmaktadır. Kanûnî’nin Viyana ve Alman seferlerinde bulundu. I. Irakeyn seferine katıldı. Bu sırada Defterdar Çelebi’ye, sefer esnasında çekilen sıkıntı ve açlığı tasvir ile yiyecek ve para talebinde bulunduğu bir kaside sundu. Kanûnî’nin Nahcivan seferi sırasında Konya Ereylisi yakınlarında oğlu şehzade Mustafa’yı katletmesi üzerine Yahya Bey’in yazdığı meşhur mersiye Rüstem Paşa ile aralarındaki bağı koparmakla kalmadı onu kendisine düşman yaptı. Rüstem Paşa 1555’te yeniden sadrazam olunca Yahya Bey’in talihi tersine döndü. Otuz bin akçe ile İzvornik Sancağına (Varna-Bulgaristan) sürüldü. Süleymaniye Camisi için her mısrası tarih olan bir kaside yazarak Kanûnî’ye sundu ve içinde bulunduğu zorluğu sıkıntıları anlattı. Rüstem Paşa’nın 1561’de ölümü üzerine bir hicviye yazarak ondan intikamını aldı. Son kasidesini padişaha Zigetvar seferi sırasında sundu. Padişahtan kendisi için bir şey istemeyip çocuklarının himayesini diledi. Hayatının son yıllarında Gülşeni Şeyhi Uryani Mehmet Dede’ye bağlandı kendisini tasavvufa verdi. Kaynaklarda ölüm tarihi ile ilgili çeşitli bilgiler vardır. Üzerinde anlaşılan ortak tarih ise 1582’dir. İzvornik’te toprağa verilmiştir. (TDEA, C.8, ss.542-543)

Taşlıcalı Yahya Efendi’nin mersiyesi terkib-i bend nazım şekliyle oluşturulmuştur ve yedi benttir. Aruzun ” Mefâilün feilâtün mefâilün feilün” kalıbıyla yazılmıştır. Şiirde genellikle tam ve zengin uyak kullanılmıştır. Redifler ve aliterasyonlar, şiirin lirizmini arttıran unsurlardır.

I. Bend
1. Meded meded bu cihanım yıkıldı bir yanı
Ecel celâlîleri aldı Mustafa Hânı

1. Meded, meded! Bu dünyanın bir tarafı yıkıldı.
Çünkü ecel eşkıyaları Mustafa Han/’ı yakaladılar ve boğdular.

2. Tohındı mihr-i cemâli bozuldı erkânı
Vebale koydılar âl ile Al-i Osmânı

2. Onun güneş gibi parlak olan yüzü battı ve maîyeti bozuldu.    Osmanoğullarını hîle ile günaha soktular.

3. Geçerler idi geçende o merd-i meydânı
Felek o canibe döndürdi şâh-ı devrânı

3. Padişahın yanında o yiğidin sözü geçtikçe onu çekiştirirlerdi. Nihayet devir padişahını felek, onların yönlendirmek istedikleri tarafa döndürdü.

4. Yalancımın kun bühtanı bugz-ı pinhânı
Akıtdı yaşumımı yakdı nâr-ı lıicrânı

4. Yalancının kuru iftirası ve gizli düşmanlığı

Gözümüzün yaşını akıttı, gönlümüzde ayrılık ateşi yaktı.

5. Cinayet etmedi cânî gibi anıın câm
Boguldı seyl-i belâya tagıldı erkânı

5. Zavallı şehzade caniler gibi bir cinayet işlememişken,

Belâ seline düşüp boğuldu. Bütün yanında bulunan yakınları darmadağın oldu.

6. N/’olaydı görmeye idi bu macerayı gözüm
Yazuklar ana reva görmedi bu rayı gözüm

6. Keşke şu olayı gözüm görmemiş olsaydı.

Doğrusu ya, şehzade hakkındaki hükmü doğru ve uygulanan cezayı adalete uygun görmedim.

II. Bend
1. Tonandi ağlar ile nurdan menâra dönüp
Güşâde hatır idi şevk ile nehâra dönüp

1. Şehzade beyaz bir elbise giymiş, bu haliyle nurdan bir minareye dönmüştü.

Babasını göreceği için mutluluktan parlayan yüzü gündüzü andırıyordu.

2. Göründi halka dıraht-ı şükûfezâra dönüp
Ütag u haymeleri karlu kûhsâra dönüp

2. Şehzade halka çiçek açmış bir ağaç gibi göründü,
Otağ ve çadırları da karlı dağlara benziyordu.

3. Tururdı şâh-ı cihan hiddet ile nâra dönüp
Yürürdi kullan yamnea lâle-zara dönüp

3. Cihan padişahı olan Kanunî Sultan Süleyman hiddetten ateşe dönmüştü,

Yanında yürüyen adanılan da bir lâle tarlasını andırıyordu.

4. Müzeyyen idi bedenlerle ak hisara dönüp
El öpmeğe yüridi mihr-i bî-karâra dönüp

4. Padişahın çadırları bedenlerle süslenmiş, ak hisara dönmüştü.

Şehzade ise sevincinden güneş gibi yerinde duramaz bir hale gelmiş ve el öpmek için otağa doğru yürümüştü

5. Tolmadı gelmedi çünkim o mâh-pâre dönüp
Görenler ağladılar ebr-i nev-bahâra dönüp

5. Ay parçası gibi şehzade battı, babasının otağından dönüp gelmedi.

Sonra onun cenazesini görenler yağmur yağdıran bahar bulutu gibi ağlasınlar.

6. Bir ejdehâ-yı dü-serdür bu hayme-i dünyâ
Dehânma düşen olur hemîşe nâ-peydâ

6. Bu dünya çadırı, dâima ağzına düşenin görünmez
olduğu iki başlı bir ejderhadır.

III. Bend
1. O bedr-i kâmil ol âşinâ-yı bahr-i ulum
Fenaya vardı telef etdi ara tâli-i şûm

1. Ayın ondördü gibi bilgili ve ilim denizinin tanışı olan o şehzade yok olup gitti.

Uğursuz talih zavallıyı telef etti.

2. Dögündi kaldı hemân dâg-i hasret ile nücûm
Köyündi şâm-ı firakında doldı yâş ile Rûm

2. Gök yüzünde birer yara gibi görünen yıldızlar şehzadenin, hasretiyle dövündü kaldı.

Osmanlı ülkesi onun ayrılığı akşamında hasretle yandı tutuştu, gözleri yaşlarla doldu.

3. Kara geyürdi Karamana gusse etdi hücum

O mâhı ince hayâl ile etdiler ma/’dûm

3. Hüzün ve keder hücumu Konya halkına karalar giydirdi.

O ay yüzlü şehzadeyi, ince hesaplar, ustaca entrikalarla yok ettiler.

4. Tolandı gerdenine hâle gibi mâr-ı semûm

Kazâ-yı Hak ne ise razı oldı ol merhum

4. Zehirli bir yılan, yani cellâdın kemendi şehzadenin boynuna hale gibi kuşandı.

Rahmetli kaderi ne ise ona boyun eğdi.

5. Hatâsı gayr-ı muayyen günâhı nâ-ma/’lûm
Zihî şehîd ü saîd ü zihî şeh-i mazlum

5. Hatası görülmemiş ve günahı bilinmemişken öldürülen şehzâde,

Ne mübarek ve manen ne mutlu bir şehîd ve ne derece zulme uğramış bir sultândır!

6. Yıkıldı yer yüzine aslına rücû etdi
Saadet ile hemân kurb-ı hazrete gitdi

6. Şehzâde yer yüzüne yığılıp kaldı ve aslı olan toprağa döndü.

Şehîdlik mutluluğuyla İlâhî makam civarına gitti.

Yükselen bir şair ve padişahın kulu bir asker, dünyanın en güçlü hükümdarı Kanuni’ye itham edici sözlerini cesaretle yöneltiyor. Yiğit şair, haksız yere idam edilen şehzadeye dökülen gözyaşlarına tercüman oluyor. Üstelik kıvrak zekası ve ustaca kullandığı dil sayesinde eserinde kendisini mahkum ettirebilecek hiçbir delil bırakmıyor. Entrikalarla padişahı kışkırtan düzenbaz veziriazam Rüstem Paşa ve Kanuni’nin nikahlı eşi Hürrem Sultan da suçlamalardan nasibini alıyordu. Halkın ve ordunun kendisine ümitler bağladığı, sevilen bir şehzade, tahtının oğlu tarafından ele geçirileceği vehmiyle aldatılan ihtiyar bir baba, sahte mektuplar, çalınan mühürler, yargısız infaz, tarihi etkileyen bir idam, galeyana gelen ordu, zapt edilemeyen bir kalem, haksızlık karşısında susmayıp ikbal vadeden bir hayatı feda eden bir şair, Türk edebiyatı tarihinde bir hükümdar aleyhinde ilk defa bu derece sivrilen bir dil, bundan cesaret alan kadınlı erkekli bir şairler topluluğu, daima mutlak otoritenin yanında olmakla itham edilen bir edebiyatın sıra dışı kahramanları ve hicvedilmesine rağmen susmayı tercih eden dünya hâkanı/baba.

Şehzade Mustafa’nın validesi Mahidevran Gülbahar Sultan’ın hayatı

About these ads

About mehmetarikan70

İyi bir baba, aile reisi, ekonomist, yazılımcı olmaya çalışan, ideal dünyanın ideal insanda olacağına inanan...
Bu yazı Tarih içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Taşlıcalı Yahya ve Şehzade Mustafa mersiyesi için 3 cevap

  1. Geri bildirim: Osmanlı’nın Hükmettiği Memleketler | mehmetarikan70

  2. ev yemekleri dedi ki:

    Paylaşımınız için çok ama çok teşekkürler. Bu türde paylaşımlar bir çok konuda faydalı olmaktadır.

  3. dinodino3373 dedi ki:

    kanuni devri şan şeref devri deyildir demekki bir padişah nasıl bukadar zavalı olup bir oruspu köleye inanıp osmanlıda en çok sevilen şehzadeye kıyar bu yüzden hergün kanuninin mezarına tükürülmesi gerekir

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s